Temel Uzayda
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!
Genetikçiler
Her ülkenin genetik bilimcileri yeni bulışlarını anlatıyorlarmış. Alman genetikçi "Balık ile devenin genlerini birleştirdim. Ortaya yepyeni bir hayvan çıktı. Kolestrolsüz et üretiyorum." demiş. Amerikalı genetikçi "Tavuk ile dana genini birleştirdim, çabuk üreyen bir hayvan yarattım ve dolayısı ile açlık sorununu çözeceğim" demiş. Bizim genetikçi Temel, "Karpuz geniyle karafatma genini birleştirdim." demiş. Herkes merakla Temel'e dönüp sormuþ:
"İyi de ne işe yarıyor?" Temel, "karpuzu kesince" demiş, " Bütün çekirdekler kaçıyor!..."
Reklam
Çok iyi giyimli bir iş adamı Vatikan'a gelir papayla görüşmek istediğini söyler. Kendisini bir Kardinal'e götürürler. Adam ısrar eder.
* Sizinle değil, doğrudan Papa ile ve yalnız görüşmek istiyorum.
Sonunda adamı Papa'nın huzuruna çıkarırlar. Ama adamın ne istediğini merak eden Kardinaller kapının dışında kulak kesilmiş içeriyi dinlemektedirler.
İçeride sesler yükselmiştir.
Adam :
* 1 milyar dolar.
Papa :
* Olmaz
* 2 milyar dolar.
* Hayır.
* 5 milyar dolar.
* Hayır.
Adam kapıyı çarpar, hışımla uzaklaşırken Kardinaller içeri koşuşur.
* Sayın Papa hazretleri, 5 milyar dolar muazzam bir para. Düşünün bu para ile kaç katedral, kaç kilise yapılır, dünya üzerine kaç misyoner gönderilirdi. Parayı niçin kabul etmediniz ?
* Ne yani ? Her duadan sonra Amin yerine Coca Cola mı deseydik ?
Mahkeme Salonu
Bir mahkeme salonu düsünün...Bir davada taniklik etmesi için kürsüye yasli bir teyzeyi çagirirlar.. Kadin yerine oturur ve davalinin avukati kadina yaklasir...
- Bayan Jones.. Beni taniyor musunuz?
Yasli teyze cevap verir:
- Ah evet Bay Williams sizi çocuklugunuzdan beri taniyorum..siz taa o zamanlar bile aileniz için tam bir bas belasiydiniz..sürekli yalan söylüyorsunuz, karinizi komsunuzla aldatiyorsunuz, en yakinim dediginiz insanlarin arkasindan konusuyorsunuz, 2 dolar fazla kazanmak için herkesi satarsiniz... Davalinin avukati basta olmak üzere bütün salon soke olur.. Adam ne yapacagini bilemez bir halde kadina tekrar sorar:
- Peki Bayan Williams,ya karsi tarafin avukatini taniyor musunuz?
Kadin yine cevaplar:
- Elbette taniyorum.. çocuklugunda ona dadilik yapmistim.. Tembel,ödlek ve alkolik adamin tekidir..etrafinda bir tek dostu yoktur ve herkes onun hala geceleri altina kaçirdigini söylüyor..
Yine herkes sokta.. bütün salonu bir ugultu kaplar..
Hakim kürsüye tak tak tak vurup herkesi susturur ve her iki tarafin avukatini da kürsüye cagirir..Ve ikisine de egilmelerini söylerek kulaklarina sunu fisildar...
- Eger bu kadina beni taniyip tanimadigini sorarsaniz ikinizi de harcarim.
Ateist Adam
Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafindaki güzelliklere bakıyormuş.
"Evrim ne güzellikler yaratıyor!" diye düşünüp mest oluyormus.
Aniden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya baslamış. Adam, bütün gücüyle kaçıyormuş ama arkasina her baktığında ayının daha da yaklaşmış oldugunu görüyormuş. Dakikalarca süren bir kaçıştan sonra adamın ayağı yerdeki dala takılmış ve düşmüş. Ayı, adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış, tam vurmaya hazırlanırken adam "TANRIM" diye bagırmış. Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, nehir bile akmaz olmuş. Bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık hüzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama:
"Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bagladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?", demiş. Adam utanç içerisinde:
"Biliyorum, bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama belki AYIYI dindar yapabilirsiniz.", demiş.
Ses:
"Peki", diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmus. Nehir tekrar akmaya başlamış. Herşey eski haline dönmüs. Ayı pençesini indirmis, iki pençesini de göge dogru çevirmiş, ve konuşmaya baslamis:
"Tanrim, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun verdigin nimetlere"
Ya Konuşursa
Kizilderinin teki bizonlarini otlatiyormus.Derken bir cow-boy gelmis sormus:
- Köpek senin kopegin mi?
- O kopek benim olmak!
- Onunla konusabilir miyim?
- Kopek konusamamak!
Cow-boy kopege yaklasir.
- Nasilsin?
- Fena degil! (Kizilderili saskin...)
- Bu kizilderili senin sahibin mi?
- Evet.
- Sana iyi davraniyor mu?
- Evet,cok iyi. Gunde iki kez tuvalet icin dolastiriyor, bana yemek veriyor ve benimle oynuyor.(Kizilderili bu arada kafayi yemektedir)
Cow-Boy kizilderiliye sorar.
- Bu at senin atin mi?
- O at benim olmak!
- Onunla konusabilir miyim?
- At konusamamak!
Cow-boy ata yaklasir.
- Nasilsin?
- Fena degil! (Kizilderili daha da saskin...)
- Bu kizilderili senin sahibin mi?
- Evet.
- Sana nasil davraniyor?
- Iyi. Bana hergun gerekli yurususleri yaptiriyor, fazla yuk bindirmiyor,gunde 2kere ve her terlememden sonra terimi siliyor, ve icinde yiyecek ve yataklik
olan ufak bir ahir insa ediyor.(Kizilderili ne gozlerine ne de kulaklarina inanmaktadir)
Cow-Boy tekrar kizilderilinin yanina gelir.
- Bu Disi Essek senin mi?
- Essek benim olmak,konusmak ama çok yalan soylemek
Jewish
Hitler üç esir yakalamış... Ingiliz, Fransyz ve Yahudi.
"Size soru soracağım, bilirseniz sizi bırakacağım" demis.
Ingilize sormus,
"Titanik kac yılında battı ? Ingiliz hemen cevap vermiş "1912" diye
Hitler gondermis Ingilizi
Fransyza sormus bu kez,
"Titanik'te kaç kisi öldü?" Fransız cevap vermis "1050". Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür birakmis.
Ve Yahudi'ye dönmüs; "Say lan isimlerini!"
MİT
Bir gün CIA,MOSSAD,MİT bir yarışma düzenlerler.
Afrikanın bir savanasında yarışırlar.
Amaç en kısa zaman da bir zürafa bulup getirmektir.
Önce CIA başlar 10 saniyede bir zürafa bulup getirirler.
Sonra MOSSAD gider 7 saniyede zürafayı bulurlar.
En son MİT gider ve 3 saniyede yanlarında bir fille dünerler.
Adamlar sorar biz sizden bir zürafa istemiştik derler.
Ordan fil "Abi valla billa ben zürafayım... "der.